Okulda elektronik derslerini anlatırken sıkça ve mecburen yarı iletkenlerden hatta katı hal fiziğinden (üniversitede zorlandığım bir dersti) bahsetmek zorunda kalıyorum. Malûmunuz yarı iletken olarak bilinen ve kullanılan 2 element vardır; Germanyum ve Silisyum.

Modern yarı iletken elektroniğinde Germanyum görece kötü karakteristikler gösterdiğinden dolayı artık kullanılmamaktadır. Yerine tercih edilen Silisyum ise ismi yüzünden bolca kafa karışıklığına neden olmaktadır.

Türkiye fizik ve elektronik camiasında tercih edilen isim; (benim gördüğüm kadarı ile) Silisyumdur. Ancak özellikle Amerikalılar bu elemente daha çok Silicon demeyi tercih eder hatta meşhur Silicon Valley (Silikon Vadisi) isimli yer, bu bölgede konuşlanmış özellikle yarı iletken üreticisi teknoloji firmaları yüzünden bu ismi almıştır. Yani bu vadi (en azından benim bildiğim kadarı ile) Silikon veya Silisyum elementinin dünyada en çok bulunduğu yer değildir.
Özetle Silikon ve Silisyum aslında aynı elementin isimleridir. Söz konusu element periyodik tablonun 14. sırasında olup, doğada nadiren saf halde bulunmakta daha çok Silikon Dioksit ya da bilinen diğer isimleri ile (Silika veya Quartz) kristalleri şeklinde bulunmaktadır. Bu da bildiğimiz kumdur.

Silikon ya da Silisyum aynı zamanda doğada Oksijenden sonra en çok bulunan 2. elementtir.

Meslekten olmayan bir Türk insanı için Silisyum ve Silikon arasındaki kafa karışıklığı ise silikonu daha çok dolgu maddesi, yapıştırıcı hatta tıp, kozmetik alanlarında kullanılan şekilleriyle tanımasından ileri gelir. Buradaki nüans; Silicon ve Silicone arasındaki farktır. Yukarıda sayılan şekillerde kullanılan madde yani Silicone ise aslında doğal olmayan bir sentetik polimerdir.

Aşağıda silikon (silicone) polimerinin yapısı görülmektedir.

