Tink Koleji Kurucusu Zeynep Dereli Röportajı

Bu röportaj yazısında Tink Kolejleri Kurucusu Sn. Zeynep Dereli ile eğitim ve ilişkili konuları değerlendirdik.

 

Editör: Biyografinizi ilk incelediğimde eğitimci kökenli olmamanız beni açıkçası şaşırttı. İnşaat mühendisisiniz ama eğitim alanına yatırım yapmışsınız, neden?

Zeynep Dereli: Benim için sosyal fayda yaratmak çok önemliydi. Kendimi girişimci olarak tanımlamayı da kısıtlayıcı buluyorum. Eğitim alanında  dünya genelinde gerekli reformların yapılmadığını düşünüyorum. Geçmişte farklı ülkelerden farklı kurumlarla çalışma imkanım oldu bu da bana kurumların kimi niye işe aldığını ya da almadığını görme fırsatı verdi. Eğitim yeniden düşünülüp yeniden organize edilmeli.

Editör: Günümüzde teknoloji eğitimleri veren pek çok kurum var. Örneğin teknik liseler, fen ve teknoloji liseleri gibi. Bu noktada Tink kolejinin farkı nedir?

Zeynep Dereli: Biz kendimizi teknoloji lisesi olarak kısıtlamıyoruz aslında. Bizim TM’ci öğrencilerimiz de var. Herkes mühendis olmak zorunda değil. Moda tasarımcısı da olabilirsiniz ama yine teknolojiye ihtiyacınız var.

Editör: Malum bir STEM bir de STEAM var. A ile art yani sanat ekleniyor. Sanırım siz orada fark yaratmak istiyorsunuz?

Zeynep Dereli: Aslında STEAM de yeterli değil. Bu işin içinde mutlaka girişimcilik de olmak zorunda. Biz öğrencilerimizin mevcut sisteme dair sınavlarda da başarılı olmasını istiyoruz. Yani biz çok güzel teknoloji öğretiriz gerisi size kalmış demiyoruz. Malum mevcut eğitim sistemi ilk endüstriyel devrim için kurgulanmış. Yani bant üzerinde üretim yapan ama sorgulamayan insan modeli için. Bu son 100 yıldaki ihtiyaçlara cevap vermiş olabilir ancak bugünün ve geleceğin insanı için uygun olmayan bir sistem zira bu kurguda bireysellik eksik. Oysa şu an yaratıcı, sorgulayan, takım oyunu oynayabilen insanlar gerekli.

Biz MEB’in verdiği maksimum sürede eğitim veriyoruz. Bunu e-learning ile destekliyor yani eve outsource ediyoruz. Yapay zeka ile kişiselleştirilmiş ödevler ve takip ediyoruz. Kalan sürede ise multidisipliner projeler yapıyoruz. 

Editör: Bu bahsettiğiniz sistem TinkSmart, yanılıyor muyum?

Zeynep Dereli: Evet. Bu sistemde öğretmenlerimiz öğrencilere mentorluk yapıyor. TinkSmart ile ev çalışmaları ile sınıf içi ders işleyişinin adeta yeri değişiyor. Buna tersyüz eğitim diyoruz. TinkSmart ile öğrencilerin çalışmaları gereken konulara okul dışında erişmelerine fırsat sunulması ve sınıf ortamında uygulamalı eğitime zaman ayrılması sağlanıyor. Bu sistemi öğrenciler ve veliler de kullanıyor.

Editör: Bu modeli sonuçta öğretmenler gerçekleyecek ancak hali hazırdaki öğretmenler klasik sistemde yetiştiler. Öğretmenleri buna nasıl adapte ediyorsunuz?

Zeynep Dereli: Zaten işin en zor kısmı bu. Yani öğrenilmişliklerden ve alışılmışlıklardan vazgeçmek. Bu noktada bugüne kadar öğretmenlerden çok şey beklenilmiş ve idareciler tarafından işleri pek de kolaylaştırılmamış. Oysa biz öğretmenlerimizden bunu beklemiyoruz. Onlara destek olan ayrı bir ekibimiz ve sistemimiz var.

Editör: Hali hazırda bilişim (kodlama ve robotik) konularında ders veren öğretmenler BÖTE mezunları. Ancak BÖTE bölümlerinin asıl amacı eğitim teknoloğu yetiştirmek. Yani yazılımcı ve elektronikçi yetiştirilmiyor. BÖTE mezunları bu konularda ya tümüyle bilgisiz (elektronik, mekatronik gibi alanlarda) ya da yazılımda olduğu gibi çok az bilgileri var. Üstelik de piyasa deneyimleri genellikle yok. Yani piyasada yazılımcı ya da elektronikçi olarak uzun yıllar çalışarak gelmiyorlar. Ancak bu insanlardan yazılım, robotik ya da elektronik dersleri anlatması bekleniyor. Sadece BÖTE de değil aynı durumun başka branşlardan öğretmenler için de geçerli olduğunu gözlemliyoruz. Bu noktada da genelde uygulanan çözüm; öğretmenleri 3, 5 günlük maker kurslarına göndermek. Maalesef bunun bir çözüm olabileceği zannediliyor. Oysa bu şekilde ne yazık ki tatmin edici ya da sağlıklı bir sonuç elde edilmesi mümkün değil. Siz bu konuda ne yapıyorsunuz?

Zeynep Dereli: Tespitinizde çok haklısınız. Bizim bu konudaki çözümümüz ise kurumsal ortaklarımız. Yani yurtiçi ve yurtdışı menşeili firmalar. Bu firmalardan gelen profesyonellerle birlikte çalışarak çözüm üretiyoruz. Arkas Holding, Google, Intel, Arçelik, Eczacıbaşı, ZorluGrubu gibi firmalar. Buralardan gelen profesyoneller haftada 2 kez derslere giriyorlar. 

Biz dünyadaki pek çok eğitim modelini de inceledik,

Editör : Hepsinin de doğru ve yanlışlıkları var…

Zeynep Dereli: Evet kesinlikle öyle. Örneğin Finlandiya modelini herkes yere göğe sığdıramıyor ama siz bu modeli Türkiyede tam olarak uygulayamazsınız çünkü sokağa çıktığınızda Finlandiya değil ya da çocuk eve gittiğinde aile Finlandiyalı değil. Oysa eğitim bir bütündür.

Bu noktada çözümümüz sektörde deneyimli insanların derslere katılması ve öğrencileri yönlendirmesi. Biz bunu kurumsal ortaklarımızla gerçekleştiriyor ve girişimcilik programları ile destekliyoruz. Bu bizim inovasyonumuz.

Editör: Okurlarımız adına çok teşekkür ederiz. 

Aykut TAŞDELEN

aykuttasdelen@teknolojidergisi.net | 553 808.09.15

2002'den beridir yazılım sektöründe eğitmenlik/danışmanlık yapmaktadır. Kurucusu olduğu "Quantum Akademi" isimli firmada kurumlara yönelik yapay zeka, yazılım geliştirme, veri bilimi vb alanlarında eğitimler vermektedir. 7 yıl özel bir üniversitede Android Programlama, Yazılım Mimarisi, iOS Programlama gibi lisans dersleri vermiştir. Şimdiye dek 12 kitabı yayınlanmış olan yazar geçmişte 7 yıl Microsoft’tan MVP ödülü ve unvanı ile taltif edilmiştir. Bilişim basını mensubu olan Taşdelen geçmişte PCWorld dergisinde yazarlık yapmıştır.
Gönderileriniz için:
Park Panorama Residence D:111 Akse Mh, Çayırova / Kocaeli